|
Yurt Gazetesi

Merhaba Yurt!
Merhaba Dünya!
Merhaba güzel insanlar!
Sizlerle Asmin köşesinde yine beraberiz.
O, Hakkâri dağlarının uçurumlarında açan isyan çiçeği!
Tüm olumsuzluklara karşın hep açıyor.
Ben de onunla birlikte açıyorum.
Sekiz yıl BirGün’de Asmin’le birlikte olduk.
Sokak Emekçilerinin sesine ses verdik.
Şiddete uğrayan kadının isyan türküsünü çığırdık.
Grevdeki Tekel İşçisiyle dayanışma gösterdik.
Hopa gönlümüzün yaralı dilimi kaldı.
HES’LERİ es geçmedik.
Madımak için imza attık.
Kısacası sessizlerin sesi olduk.
Gün oldu kalemi kurşun çocukları yazdık.
Gün geldi ‘Gezme Ceylan bu dağlarda havan mermisi var!’ dedik.
‘Taksim Emeğin Bayram Yeri’ derken de;
‘Yarım kalan şarkımızı’ söylerken de kıblemiz insan oldu.
Taş yüreklilerin taşın dili yok sanıp yıktığı heykeli selamladık.
İnsani duyarlılıklardan hiç ayrılmadık.
Duygusallığı değil duygulu olmayı seçtik.
Yüreğimize değmeyen olayda takılıp kalmadık.
Sokakla aktık…
Günümüzde önemsiz sayılan başarı öykülerine yer verdik
Yer verdik ki umut çiçekleri açsın.
Yer verdik ki, umut her dem taze kalsın!
Toplumsal olaylara inançla, inatla, sevgiyle koştuk!
Küçük yaşam konforlarından sıyrıldık.
Dünya hiçbir zaman etrafımızda dönmedi.
Dönen dünyada konumlanmayı öğrendik.
İnsan haklarına aykırı her olgunun karşısına dikildik.
“Daha güzel bir dünya mümkün” şiarımız oldu.
Yüreğimize değince okurun da yüreğine dokunduk.
Hukuksuzluğun ve anlaşmazlıkların hüküm sürdüğü günlerde sekiz yıl haftada iki gün BirGün’de yazdım. Anlaşmazlık nedeniyle değil, dostane duygularla ayrıldım.
Yurdun bir köşesinde yine sizlerleyim.
Dünyaya bakışım, görüşüm gün ışığı gibi ortada!
Aynı dünyanın, aynı çevrenin insanlarıyız.
Çok sesliliğe dünden daha çok gereksinim duyarak.
Katılımcılığı, demokratikleşmeyi özleyerek,
Yenileşmek, değişmek yeni yolculuklara çıkmak adına
Yeni kuşaklarla yeni çevrelerle yeni okurlarla buluşmak adına
Gerçekleri yine yutkunmadan yazmak için buradayım!
Yeter bu kadar diyebilmek adına!
Yine yeniden merhaba! |